3 Kasım 2015 Salı

"HİKAYELERİM": NECİP FAZIL KİTABI

Uzun zamandır kitap okuyamıyordum. Kütüphaneden hevesle aldığım kitapları iki sayfa sonra bırakıyordum. Hele bir de müstehcen şeyler, aşk falan içeriyorsa hiç dayanamıyorum. Ama geçenlerde aldığım, "Hikayelerim" adlı kitabı elimden bırakamadım. Aslında çok iyi değildi, tekrarlanan konular vardı ama yine de okudum. Belki de kısa hikayelerden oluştuğu için beni sıkmadı. 
Kitabın dili biraz ağırdı. Birkaç eski kelime vardı. Bir de hikayelerden bazılarının anlaşılması çok zordu. "Mini etek" çok tekrarlanan bir konuydu. "Hasta kumarbaz" da çok bahsedilen bir karakterdi. Benzer hikayeler de vardı. Ölümün sırrını arayanlar gibi. 
Hikayeler genellikle modernliğin insana getirdiği avantajları eleştiriyor. Mesela apartmandaki insanların birbirini tanımaması, insanların duyarsızlaşması. Ta o zamandan modernleşmeyle birlikte insan ilişkilerinin azalması durumu varmış. 
Kitaptan en beğendiğim hikayeler şunlar: Şehit, Eski Elbiselerin Hatıraları, Sübyan Koğuşu, El Muharrir ve Blok Apartman. 
Kitaptan en beğendiğim cümlelerse şunlar:
_"Hapishane ki kapağı açılıp insanların atıldığı ve bir daha sorulmadığı bir yılanlı kuyudur, orada sübyan koğuşu da kuyu içinde kuyu..."
_"Kendisine acımayana acımak, alçaklıktır."
Ben Necip Fazıl'ın şiirlerini de seviyorum. Kasvetli, karamsar duygular içeriyorlar ama yine de seviyorum. En sevdiğim şiiri de "Tabut". 2001 yılından bu yana sevdiğim şiirleri yazdığım şiir defterimin ilk sayfasında bu şiir yer alıyor. 
Bu gecelik bu kadar. Yine görüşmek üzere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder