4 Mart 2015 Çarşamba

O SADECE FOTOĞRAFÇI...


Fotoğrafçı Mehmet Turgut 2 Mart'ta ODTÜ'deki kariyer günlerine geldi. Hayranı olduğum ünlüleri yakından görmeye meraklı ben, bu fırsatı kaçırmadım. Böyle durumlarda  o kişiyi görünce büyü bozulurmuş gibi oluyor ama bu sefer öyle olmadı. Yani ulaşılamaz gördüğün insana ulaşınca, onun da  sıradan bir insan olduğunu farketme hissi. Ama bu söyleşi olduğu için böyle olmadı. Televizyonda programını izliyormuşum gibi hissettim. Ama tek fark, O'nun da beni görme ihtimaliydi.
Mehmet Turgut, kısa özgeçmişinden sonra sorulara geçti. Dikkatimi çeken şey, hazır cevaplılığı, espri yeteneği, bahsettiği kişinin sesini taklit ederek anlatması oldu. Bunları nasıl yapabiliyordu? Sonuçta sadece fotoğrafçıydı. Üstelik bir metin de yoktu ortada, olamazdı. Ben böyle insanlara çok imreniyorum.
Konuşmasından en beğendiğim yorumu sanatçılık üzerineydi. "Fotoğraf sanatçısı" olmadığını, "fotoğrafçı" olduğunu söyledi. Sanatçının, ölümünden yüzyıllar sonra eserlerinden hala bahsedilen, hakkında konuşulan kişi olduğunu söyledi. Bu fikre katılıyorum. 
Söyleşide ileride oyunculuk yapmak isteyip istemediğini de sordular. Kesinlikle böyle bir şey yapmak istemediğini, hep fotoğraf çekmek istediğini söyledi. Bir-iki dizide küçük rollerde "kendisini" oynadığını özellikle belirtti. Programının bile ana teması fotoğraftı. Bir ünlünün kendisine "sen de bir albüm yap" diye tweet attığında onu engellemesinden bu konuda hassas olduğu belliydi. Mesleğine sahip çıkıyordu. Bu ülke şartlarında keşke herkes mesleğini yapabilse. Üniversitede okuduğun bölümle ilgili iş bulamayınca bulduğun işi yapıyorsun, o da olmadı başka işe giriyorsun. Ömür boyunca hep bir arayış. En iyi neyi yapabildiğini bilemiyorsun, bilsen şartlar uymuyor. O ise yeteneğini biliyor, yeteneğini gösterme imkanı da bulmuş, severek işini yapıyor. Ne güzel.   
Bu arada aklıma o zaman gelmeyen iki soruyu O'na sormak isterdim. İlki, sosyal medyada sıklıkla gördüğümüz bebekleri şekilden şekle sokup, değişik değişik kıyafetler giydirip fotoğraflarının çekilmesini nasıl değerlendiriyordu ve böyle fotoğraflar çekmek ister miydi? Diğeri ise sinemaların afişleri için fotoğraf çekiyor muydu, çekmiş miydi? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder